Kartal Yiğit ike Kartalhaber Söyleşisi

Posted on 21 Mayıs 2009 by admin | No Comments

Habertürk Gazetesi’nin baÅŸarılı yazarı Kartal YiÄŸit, BeÅŸiktaÅŸ’ta yaÅŸanan olayların perde arkasını açıkladı.

İsmi Kartal… Babadan hatta aileden BeÅŸiktaÅŸlı… Sevdası iÅŸi olmuÅŸ Kartal’ın…

Onu önce Milliyet’te tanıdık ardından Vatan’a geçti. En son flaÅŸ bir transferle Habertürk Gazetesi’nde okuyucularının karşısına çıktı.

Genç yaşına raÄŸmen BeÅŸiktaÅŸlıların tanıdığı bir isim… Kartal YiÄŸit’le BeÅŸiktaÅŸ sohbeti demledik. O anlattı ben dinledim.

Bir BeÅŸiktaÅŸlının bir BeÅŸiktaÅŸlıyla olan sohbeti gibi röportaj oldu. İşte karşınızda içimizden biri; Kartal YiÄŸit…

İlk önce isminizle baÅŸlayalım. Kartal ismi; BeÅŸiktaÅŸ’la özdeÅŸleÅŸen bir isim.

Evet biz iki göbektir BeÅŸiktaÅŸlıyız. Özellikle babamın hayatı BeÅŸiktaÅŸ’tır. Bize bu sevgiyi aşılayan da kendisidir. Nüfus cüzdanımda adım Kartal,doÄŸum yerim BeÅŸiktaÅŸ diye geçiyor. KardeÅŸim Sarp YiÄŸit alt yapıda Teknik Direktör. Rasim Kara döneminde A takıma kadar yükselmiÅŸti. Ailece hayatımız BeÅŸiktaÅŸ diyebilirim.

Gazetecilik zor iÅŸtir. Bir yanda objektif haber yapmak zorundasınız bir yanda da BeÅŸiktaÅŸ, bunun ayarı nasıl oluyor? BeÅŸiktaÅŸ’ın ve gazeteciliÄŸin seni zorladığı anlar oluyor mu?

Tabii ki öncelikle gazeteciliği yani mesleğimi taraftarlığımdan ayrı tutuyorum. Çünkü çok sevdiğim bu mesleği profesyonel anlamda yapıyorum. Onun için iş başka aşk başka diyorum.

Seba size “evlat” derdi. Onunla sanki baba-oÄŸul iliÅŸkiniz var. Size sinirlendiÄŸi anlar oldu mu?

Süleyman Seba gerçekten hayatımda tanıyabileceÄŸim ender ÅŸahsiyetlerden bir tanesi. Kendisi gerek karakter olarak, gerekse BeÅŸiktaÅŸ’a yapmış olduÄŸu hizmetler neticesinde tarihe mal olmuÅŸ bir kiÅŸilik. Fulya’yı BeÅŸiktaÅŸ’a kazandıran Nevzat Demir ve Çilekli tesislerinin yapımında büyük emeÄŸi geçmiÅŸ BeÅŸiktaÅŸ’a çaÄŸ atlatmış abide bir ÅŸahsiyettir. Bir Süleyman Seba daha BeÅŸiktaÅŸ’a gelmez. İnanılmaz derecede mütevazi bir kiÅŸilik bir defa. Herkese bir baba gibi davranmıştır. Büyüğünden küçüğüne herkesi kucaklamıştır. SinirlendiÄŸi olmuÅŸtur. Hatta çok kızdığı, konuÅŸmadığı anlar dahi olmuÅŸtur ama bu bir haftayı geçmemiÅŸtir. Baba Hakkı’dan sonra, BeÅŸiktaÅŸ’a gelmiÅŸ çok nadide bir kiÅŸiliktir. Tabii bu iki abide ÅŸahsiyeti anarken, emeÄŸi geçen kulüp baÅŸkanlarını da unutmamak gerekir. M.Åžamil OsmanoÄŸlu’nu, Fuat Balkan’ı, Ahmet Fetgeri beyleri unutmamak, ÅŸimdiye kadar görev alan herkese teÅŸekkür etmemiz gerekir.

Süleyman Seba’nın gidiÅŸi kötü mü oldu sizce de!

Süleyman Seba’nın BeÅŸiktaÅŸ’tan ayrılış ÅŸekli gerçekten çok üzücü ve vahim bir durumdu. Küfre varacak kadar ve hakaret edenler çok büyük bir suç iÅŸlemiÅŸlerdir. Seba’nın bırakması doÄŸruydu; yaÅŸlanmıştı büyük hizmetler yapmıştı kenara çekilmesi gerekiyordu ama bu ÅŸekilde ayrılması BeÅŸiktaÅŸ’a hiç ama hiç yakışmamıştır. Bu da tribünlerdeki kendini bilmez kiÅŸilerin, olayı provoke etmeleri sonucu oluÅŸmuÅŸ çirkin hareketlerdi.

BeÅŸiktaÅŸ’ı takip eden muhabirler ve köşe yazarları arasında bir bölünmüşlük var mı? Varsa bu bölünmeyi nasıl izah ediyorsunuz? Bir de medya da sanki diÄŸer iki ezeli rakip korunma altında iken BeÅŸiktaÅŸ üvey evlat muamelesi görüyor. Çifte standart var mı?

Biz öncelikle TÜRK BASINI olarak her ÅŸeye deÄŸerinden fazla paha biçiyoruz. Ben dahil, TÜRK BASIN’ININDA böyle yanlış bir tutum var. ÖrneÄŸin Delgado bir hafta çok iyi oynuyor. İşte BeÅŸiktaÅŸ’ın aradığı yıldız diyoruz. Sonra yerden yere vuruyoruz. Bir de şöyle bir problem var. Gazeteci röportaj yapamadığı futbolcuya takıyor aleyhinde yazıyor. Bu bizim meslekte olmaması lazım. Bu meslekte art niyet olmaz. Onun için sabır etmeyi öğrenmeli ve bu mesleÄŸi hakkı ile yapmalıyız.

BeÅŸiktaÅŸ camiasını uzun süredir meÅŸgul eden ve arap saçına dönen BeÅŸiktaÅŸ İnönü Stadı’nın yeniden inÅŸası için neler söyleyeceksiniz. Kültür Bakanı ErtuÄŸrul Günay yaptığı açıklamada: “Gerekirse stad yıkılır ama yerine yeniden bir baÅŸka stad inÅŸa edilemez” dedi. Bunu nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz. Swiss Otel ve Gök Kafes bu tarihi yapıyı bozmazken, BeÅŸiktaÅŸ’ın buraya modern bir stad yapması neden sorun oluyor?

Bu olaya ÅŸu ÅŸekilde bir çözüm yolu bulunabilir. BeÅŸiktaÅŸ’ın eski açık tribünü sıkıntılı bir yerde. Dolmabahçe Saray’ına etki edebilir. Buraya dokunmadan İETT’nin arazisini de kullanarak buraya BeÅŸiktaÅŸ’a yakışır bir modern stad yapabilirsiniz. Ama eÄŸer BeÅŸiktaÅŸ’a izin verilmezse bu gerçekten yetkililerin bir ayıbı olarak tarihe geçer. Ama ben o kadar umutsuz deÄŸilim. Mutlaka bir uzlaÅŸmacı yol bulunarak bu olaya bir çözüm bulunulacaktır.

Peki Fenerbahçe ve Galatasaray’a saÄŸlanan kolaylıklar neden BeÅŸiktaÅŸ’a gösterilmiyor. Fenerbahçe Stadı’nın ruhsatı yok. Galatasaray devlet arazisine devletin parasıyla stat yapıyor. İşler BeÅŸiktaÅŸ’a gelince bürokrasi ağır mı iÅŸliyor? Ya da BeÅŸiktaÅŸ bürokrasi de diÄŸer iki kulüp kadar iyi deÄŸil mi?

BeÅŸiktaÅŸ,var olan siyasi bürokrasideki BeÅŸiktaÅŸlıları iyi kullanamıyor. BeÅŸiktaÅŸlı çok önemli siyasiler var. Bunlarla bir araya gelinmesi lazımdır. ErtuÄŸrul KumcuoÄŸlu, eski BeÅŸiktaÅŸ yöneticisi. DiÄŸer önemli siyasi karakterlerden Murat Aksu’nun babası Abdülkadir Aksu gibi siyasilerle yakın temas halinde bulunması gerekir. Yakın zamanda BaÅŸkan Yıldırım Demirören, Ankara’da bir yemek organizasyonunda bu siyasilerle bir araya geldi. Bu gibi iliÅŸkileri sıcak tutup bu gibi insanlardan da yardım alınabilir. Misal Süleyman Seba, baÅŸkanlığı döneminde her türlü izni alabilen birisiydi. BaÅŸkan Yıldırım Demirören de son dönemde Ankara’yı çok ziyaret etmeye baÅŸladı. Gerçekten kendiside çok yoruluyor. Ama bu izinler bir anda alınmaz. Mayıs’ta kazma vuracağız diyorlar ama çok zor. Sayın Demirören 2010′da da adayım diyor. EÄŸer baÅŸkan seçildiÄŸi takdirde bu iÅŸ kendisine nasip olacaktır.

BeÅŸiktaÅŸ’ta her ÅŸey Yıldırım Demirören’in omuzlarında gibi. Demirören tek adam gibi bu iÅŸlerde neden yalnız kalıyor. DiÄŸer yöneticilerin bu iÅŸleri organize etmeleri gerekmez mi? Yönetimi nasıl görüyorsunuz?

BeÅŸiktaÅŸ yönetimi kadro itibariyle zayıf. Çok etkin isimler yok! DiÄŸer iki rakibe baktığınız zaman iÅŸe yarayacak adamlar var. Ama maalesef BeÅŸiktaÅŸ’ta bu bir elin beÅŸ parmağını geçmiyor. Misal Genel Sekreter Kenan Öner,bürokrasiyi çok iyi bilen birisi. BaÅŸkan’ın Kenan Öner’den daha fazla yararlanması gerekiyor. Yani bu iÅŸler sadece Yıldırım Demirören’e bakmamalı zaten maddi anlamda tüm yük onun üzerinde.

Yıldırım Demirören’in elinde olan bir ÅŸey deÄŸil mi? Kendi listesini hazırlarken neden böyle güçsüz bir liste oluÅŸturdu peki?

BaÅŸkan son seçime rakipsiz girdi. Açıkçası ben rakipsiz girdiÄŸi için çok iyi bir liste bekliyordum. Ama maalesef istenilen listeyi oluÅŸturamadı. İstenilen bir yönetim oluÅŸturulsaydı BeÅŸiktaÅŸ ÅŸimdi çok daha güçlü olurdu. Yönetici olarak listeye girenler beÅŸ altı ay sonra istifa ediyor. BaÅŸkan’ın bunlara çok dikkat etmesi gerekiyor.

Åžunu söylemek istiyorum. Toplumun genelinde şöyle bir algı var. Amiyane bir tabirle olacak ama yönetici olan ÅŸahıs zengin ve güçlüdür. Ama BeÅŸiktaÅŸ’ta elini cebine atan var mı?

Tabii ki ben de aynı kanaatteyim. Bakıyorsunuz BeÅŸiktaÅŸ’ın geliri yok! İşte daha yeni biten bir Fulya projesi var. O da uzun vadede BeÅŸiktaÅŸ’a katkıda bulunacak. Yani paralı yönetici alırsın ama bir de bu yöneticinin iÅŸ yapması lazım. Süleyman Seba’nın parası yoktu ama her iÅŸini en iyi ÅŸekilde yapıyordu. Yıldırım Demirören çok iyi niyetli, elinden gelen her ÅŸeyi yapıyor. Gecesini gündüzüne katıyor. Parasını harcıyor. MaaÅŸları bile BaÅŸkan veriyor. BaÅŸkan’ın personel maaÅŸlarını cebinden vermesini, kimse kusura bakmasın ama yadırgıyorum. BeÅŸiktaÅŸ’ın en büyük sorunu kurumsallaÅŸamaması.

Madem kurumsallaÅŸmadan açtınız konuyu en basitinden ÅŸu soruyu sormak istiyorum. BeÅŸiktaÅŸ’ın kendi ürünlerini pazarladığı ve satışa çıkardığı Kartal Yuvaları özelikle Fenerium ile karşılaÅŸtırıldığında satışları yerlerde sürünüyor buna ne diyorsunuz? Feneriumlar para basarken Bu buradaki yöneticilerin zafiyeti deÄŸil midir?

Tabii ki Başkan Demirören de bu konuda çok sıkıntılı ve buna çözüm arıyor. Tribünlere baktığım zaman beş senelik on senelik formalar. Beşiktaş taraftarı bir maça gelmeyip her yeni sezonda en azından bir forma almalı.

BeÅŸiktaÅŸ’ın medya ile iliÅŸkileri zayıf gibi gözüküyor. Medyada yeteri kadar lobi çalışması yapılamıyor mu? Sayın Yıldırım Demirören büyük gazetelerin genel yayın yönetmenleri ve spor müdürlerine ziyaretlerde bulundu ama bu ziyaretlerin neticesinde de herhangi bir deÄŸiÅŸiklik olmadı bunu hangi sebebe baÄŸlıyorsunuz? Spor müdürlerinin ekseriyeti Fenerbahçeli bu baÅŸlı başına bir sebep deÄŸil midir!

Bu sorunu şöyle izah etmek gerekiyor. Spor müdürleri tabi ki bir sebep. Bir de Beşiktaş kulübü özeleştiri yapmıyor. Müspet manada haber yaptığımız zaman takdir eden yok! Tabii ben bir haberi hiçbir zaman birileri takdir etsin diye yapmam ama menfi bir haber karşısında da Beşiktaş düşmanı ilan ediliyorsunuz. Bir de diyelim muhalefetten birilerini yazdığımız zaman Beşiktaş yönetimi alınganlık gösteriyor. Misal Cemil Kazancı,Turgay Ciner,Nevzat Demir bu insanların görüşlerini haber yaptığımız zaman kötü evlat muamelesi görmek yanlış bir tutum.

Sizinde bahsettiÄŸiniz gibi Tüm Türkiye’nin tanıdığı üst düzey BeÅŸiktaÅŸlılar var. Ama bu ÅŸahısların BeÅŸiktaÅŸ’a ne gibi faydaları var?

Sayın Yıldırım Demirören’in bu insanlar ile temasa geçip kulüp yararına bir ÅŸeyler istediÄŸi takdirde görevden kaçacaklarını zannetmiyorum. GeçmiÅŸte de yapmışlardır zaten. Bu insanları küstürmeyeceksin. Bence bu insanlar BeÅŸiktaÅŸ’a küsmüş durumda. Mesela Nevzat Demir Divan Toplantılarına gelmiyor. Son dönemde Demirören bu çalışmalara baÅŸladı. Hakkını da yemek olmaz. Ama ÅŸu anda herhangi bir birlik ve beraberlik yok! Sadece lafta! Her yenilgiden sonra BaÅŸkan birlik ve beraberlikten bahsediyor ama bu iÅŸ öyle olmaz. Gidip Nevzat Demir’in kapısını çalacaksın,Süleyman Seba ile görüşeceksin.

Böyle diyorsunuz ama son dönemde gizlice yapılacak bir yemekli toplantı basına sızdı diye iptal oldu. İnsan işin içinde art niyet arıyor. En azından neden yapılmadı sorusu akla geliyor!

Bence o yemek basına sızdıktan sonra da yapılmalıydı. Demirören’in açıklamasına üzüldüm ama karşı tarafında yemeÄŸi yapmaması yanlış bir hareketti. Bu yemekte BeÅŸiktaÅŸ baÅŸkan adayı belli olmaz. Zaten kongreye daha var. Bir defa bu yemeÄŸi yap. Basını da çağır yemeÄŸin sonunda bir basın açıklaması yap ‘BaÅŸkan’ın yanındayız veya karşısındayız’ diyerek de bir açıklama yap. BaÅŸkan’ın eksiklikleri ÅŸunlardır: Demirören: “BaÅŸkan adayları kongre zamanı çıksın” diyor. BaÅŸkan adayının kongreden en az bir sene önce çıkıp projelerini anlatması, kendini ifade etmesi gerekir. Misal ÅŸimdi bir baÅŸkan adayı çıksa o insanı gerçekten bitirirler. Bir baÅŸkan adayının ÅŸimdiden adaylığını ortaya koyması gerekir. Takıma zarar verir diyorlar tam tersine aslında fayda saÄŸlar. Åžimdi takım iyi gidiyor, ÅŸampiyonluÄŸa oynuyor. Haziran ayı sonu gibi baÅŸkan adayı çıkarsa da kimse ÅŸaşırmasın.

2010′daki kongrede Demirören’in karşısına zayıf veya güçlü bir adayın çıkması BeÅŸiktaÅŸ’ın menfaatine diyebilir miyiz?

Kesinlikle! Åžimdi BaÅŸkan’ın karşısına çıkacak aday oluÅŸturacağı listeyle Demirören’inde daha iyi bir liste kurmasını teÅŸvik edecektir. Benim ÅŸahsi kanaatim BaÅŸkan’ın 2010′da çok daha seçici ve daha iyi bir kadro kuracağı yönündedir. Ama karşısında da çok iyi bir aday bulacağını tahmin ediyorum.

Sizin bir tahmininiz var mı? Sayın Demirören’in karşısına çıkacak aday konusunda.Mesela Celal Kolot’un ismi geçiyor. Kolot aday olur mu?

Ben Celal Kolot’un aday olacağını zannetmiyorum. Ama ÅŸurada koca bir parantez açmak istiyorum. Celal Kolot’un 2010′daki kongrede mutlaka ve mutlaka yönetici olarak görev alması lazımdır. Çünkü bir defa futbolu çok iyi biliyor ve futbolcu psikolojisinden çok iyi anlıyor. Celal Kolot ve Kolot gibi yöneticilerin BeÅŸiktaÅŸ’ta bulunması gereklidir. BaÅŸkan keÅŸke Celal Kolot’u iyi deÄŸerlendirebilseydi hem ezeli rakipler bu kadar boÅŸ alan bulamazlardı hem de transferlere boÅŸ yere para harcanmazdı. Celal Kolot her yerde doÄŸruları konuÅŸtuÄŸu için barınamadı. DoÄŸru söyleyeni dokuz köyden kovar misali. BaÅŸkan adaylığı içinde benim aldığım duyumlara göre en çok ismi geçen ÅŸahsın Hikmet Çetin olduÄŸu, ama ÅŸu anda bunun sadece güçlü bir söylenti olduÄŸunu söylemeliyim. Bundan sonrada BeÅŸiktaÅŸ’ın kaybedecek bir dakikası bile yoktur. Yapılacak kongrede Demirören kazandığı takdirde de herkes Demirören’e destek olmalıdır.

BeÅŸiktaÅŸ’ta var olan bir muhalefetten bahsettik. Sizinde yazınızda kaleme aldığınız gibi geçen haftalarda muhalif kanat bir yemek tertip etti ve bu yemeÄŸin parasını dahi, muhalif durdukları Demirören ödedi. Bu trajik komik olay için ne diyeceksiniz. Bir de sizin gibi BeÅŸiktaÅŸ’ı gece gündüz takip eden muhabirler çaÄŸrılmadı. Kırıldınız mı?

İlk önce ben o olayı ÅŸu ÅŸekilde duydum. Spor müdürlerine bir yemek düzenlendiÄŸi, bu sayınında yirmi ila otuz civarında olacağı ÅŸeklindeydi. Ama daha sonradan bir öğrendik ki BeÅŸiktaÅŸ ile alakası olmayan spor yazarları çağırılmış. Diyelim ki sadece yazarlar çağırılmış sonuçta bizler Türkiye’nin en büyük gazetelerinde yazıyoruz. Orhan Yıldırım,İsmail Er bizimde aynı zamanda köşe yazarı olduÄŸumuzu unutmuÅŸlar! Ben o köşe yazısını da yazarken inanın çok düşündüm. Bir yemek için bu yapılır mı diyeceklerini bildiÄŸim için. Ama biz binlerce yemek gördük böyle BeÅŸiktaÅŸ için bir kalemde milyon dolarlarını verecek insanlar ile oturup kalktık. Ama madem stad için destek isteyeceksiniz bizim orada bulunmamız gerekliydi. Atıf Keçeci ile görüştüğümde buraya çağıranların bir kriteri var dedi. Bu kriter ne ise biz ona uymuyoruz. Sinan Vardar yazar olarak orada bulunmuÅŸ. Ben de Haberturk gazetesi köşe yazarıyım. Ama önemli deÄŸil! Canları saÄŸ olsun! Biz kriter meraklısı deÄŸiliz. Muhabir olmaktan da gurur duyuyorum. Muhabir olarak da kalacağım. Çünkü en önemli görevler bize aittir. BaÅŸkan’a da bir serzeniÅŸte bulunmak istiyorum. Listeye baktığı zaman bu adamlar neden yok asıl onların burada olması gerekir demesini beklerdik.

Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Adnan Polat’ın “Tezgah var” demesi kafaları karıştırdı. Hakemler çabuk mu etkileniyor. Gerçekten bizim bilmediÄŸimiz bir tezgah var mı? Çünkü BeÅŸiktaÅŸ yıllardır hakem hatalarından çok çekti gibi

Adnan Polat o gün çıktı kendi baÅŸarısızlığını MHK’nın üzerine yıktı. Ben bir yazımda da belirttim. Son Galatasaray-BeÅŸiktaÅŸ maçından sonra BeÅŸiktaÅŸ yönetimi ortalığı ayaÄŸa kaldırdı. Demirören ağır hakaretler etti OÄŸuz Sarvan’a. O gün ortalığı ayaÄŸa kaldıran BeÅŸiktaÅŸ, Adnan Polat’ın açıklamasından sonra da çıkıp konuÅŸmalıydı. Bu gibi olayların önüne geçmek için. BeÅŸiktaÅŸ ÅŸu anki konumuna bileÄŸinin hakkı ile gelmiÅŸtir. Çıkıp konuÅŸun niye konuÅŸmuyorsunuz? NeymiÅŸ polemiÄŸe girmek olmazmış. Adama derler: Sen kötü olduÄŸunda konuÅŸuyorsun iyi olduÄŸunda konuÅŸmuyorsun. Bursa maçından sonra çıkıp konuÅŸmalıydı. Misal Kocaeli maçında penaltı bal gibi penaltı ama Kocaeli’nin ikinci golü kesildi dersen herkesin gözünde takdir edilirsin. BeÅŸiktaÅŸ duruÅŸu her zaman doÄŸruyu söylemektir. Çünkü BeÅŸiktaÅŸ aleyhinde en fazla karar verilen kulüptür. Bursa maçında Toraman’ın atılması doÄŸru ama verilen diÄŸer kararlar ve verilmeyen diÄŸer kararlar tamamen BeÅŸiktaÅŸ’ın aleyhineydi. Ama şöyle de bir durum var ortada; hiçbir MHK baÅŸkanı veya yöneticisi bu ÅŸekilde talimat vermez. Adnan Polat’ın açıklamalarını da komik buluyorum. Her zaman ÅŸunu söylemiÅŸimdir. EÄŸer sen ÅŸampiyon olmak istiyorsan hakemi de yeneceksin. BeÅŸiktaÅŸ çok büyük bir kulüp, çok büyük bir camia onun için sen hakemi de yeneceksin.

Bana en çok sorulan soruyu size de sormak istiyorum. BeÅŸiktaÅŸ neden yıllardır istediÄŸi manada transferler yapamadı. Yani BeÅŸiktaÅŸ’ın asli manada bir on numarası yok! Bu transferi gerçekleÅŸtirenlerin suçu deÄŸil midir?

Yıldırım Demirören ilk geldiÄŸinden beri dört dörtlük transfer gerçekleÅŸtiremedi. Özellikle ilk sene milyon avrolar boÅŸa gitti. Gerek teknik direktör, gerekse futbolcular nezdinde. İlk dönemini anlayış ile karşılıyorum. Ama sonrasında hata yapma lüksü yoktu. Bu sezon başında Zapo ve Sivok’un transferinde BeÅŸiktaÅŸ on milyon Euro zarar etmiÅŸtir. Sivok çok iyi futbolcu kimse Sivok’a laf edemez ama maliyetinin çok üstünde bir paraya alınmış olması iÅŸin can sıkan tarafıdır.

Bu BeÅŸiktaÅŸ’ın menajerlere teslim olmasından kaynaklı bir problem mi?

Kesinlikle! O zaman Sinan Engin,ErtuÄŸrul SaÄŸlam ikilisi bu transferleri yaptı. Sinan Engin menajerdi doÄŸal olarak gitti getirdi. Onlar da yararlı olacak diye aldılar belki oldu da ama bu kadar para verilir miydi? İşte bunun cevabı koca bir hayır. Ama son kararı verecek olan mercii baÅŸkan Yıldırım Demirören’di. BaÅŸkanda bu iÅŸe onay verdi sonuçta.

BeÅŸiktaÅŸ’ta bu iÅŸler transfer iÅŸleri profesyonelce mi yapılıyor? İşte en güzel örnek on dokuz milyon avroya mal olan iki futbolcu var. Bu iÅŸin amatörce yapıldığına bir delil deÄŸil mi?

Yapılan işler ortada Mustafa Doğanlar,Ali Güneşler, oynanmadan gönderilen futbolcular. Alıyorsan bari arkasında dur. Futbolcu oynamadan parasını alıyor. Delagado ile anlaşma yapıyorsun. Niye yapıyorsun? Yıllık iki milyon yüz bin Euro veriyorsun bu çok büyük bir rakam. Yazık günahtır.

Türkiye’de bu kadar büyük rakamlar alan futbolcuların hiçbir Avrupa kulübünde oynayacaklarına inanmamakla beraber oynayanlarında bırakın milyon avroyu beÅŸ yüz bin Euro’dan fazla kazanacaklarına inanmıyorum. Siz ne dersiniz bu konuda?

Çok doÄŸru bir tespit yaptın. Avrupa’daki vergi sistemi zaten bunu imkansız hale getiriyor. Ernst’in BeÅŸiktaÅŸ’ı tercih etmesindeki en büyük neden verginin Avrupa’da büyük bir sorun olması.

Mustafa Hoca geldikten sonra neler deÄŸiÅŸti? Mustafa hoca’nın size göre farkı nedir? Denizli’yi beÄŸeniyor musunuz?

Mustafa Denizli bir defa iÅŸini çok iyi biliyor. Yusuf transferinin beÅŸ trilyona mal olması camiada huzursuzluk yaratsa da bu sene BeÅŸiktaÅŸ’ı ÅŸampiyon yapacak adam Yusuf’tur. Ernst ve Yusuf alınmasaydı ÅŸu an BeÅŸiktaÅŸ ya dördüncü ya beÅŸinciydi. Yeni sezonda da yerinde transferler yaparak açıklarını kapatması lazım. Delgado ve Bobo’yu üç aÅŸağı beÅŸ yukarı satarak elinden çıkarması lazım gerektiÄŸini düşünüyorum.

Denizli gerçekten BeÅŸiktaÅŸ’ı baÅŸtan aÅŸağı deÄŸiÅŸtirdi. Tesislerdeki deÄŸiÅŸimden yemekli toplantılara kadar BeÅŸiktaÅŸ’ı BeÅŸiktaÅŸ yaptı. Düşünün en son top toplayıcı çocukları deÄŸiÅŸtirdi. “Biz çok tempolu oynuyoruz. Bize ayak uyduramıyorlar.” Dedi ve top toplayıcıları deÄŸiÅŸtirdi. Bunu her hoca düşünemez. Artık Demirören’inde geçmiÅŸteki hataları yapmayacağını düşünüyorum. DiÄŸer Teknik adamlara ‘arkanızdayım’ diyerek güven vermesi ve ardından göndermesi BeÅŸiktaÅŸ’a çok büyük zarar vermiÅŸtir. Ama artık BaÅŸkan’ın bu hataları yapacağına ihtimal vermiyorum.

Yardımcılarını nasıl buluyorsunuz? Stefano Morreno ,Zafer Öğer ve Tayfur Havutçu’dan bahsetmek istiyorum. Bu kiÅŸileri baÅŸarılı buluyor musunuz?

Zafer Hoca iki kaleciyi de üst düzey bir performansa getirdi. Tayfur Havutçu da iki yabancı dil bilmesi sayesinde, özellikle yabancı futbolcularla arasında inanılmaz bir diyalog kurdu. Stefano için söylenecek çok fazla bir ÅŸey yok. Gerçekten BeÅŸiktaÅŸ bu kadar tempolu futbol oynuyorsa bunu kendisine borçludur. Artık BeÅŸiktaÅŸ o eski günleri geride bıraktı. O kahır dolu günler artık BeÅŸiktaÅŸ için çok uzak. Bu takım Avrupa’da da çok büyük iÅŸler yapacaktır. BeÅŸiktaÅŸlının yüzü artık Avrupa’da da gülecek. Kimsenin şüphesi olmasın.

Son olarak BeÅŸiktaÅŸ’ın ÅŸampiyonluk ÅŸansı nedir?

Bursa-Fenerbahçe maçları kazanılsaydı bugün kutlamalar yapılıyordu. Ancak futbolda her ÅŸeye hazırlıklı olunmalı. BeÅŸiktaÅŸ ÅŸampiyonluÄŸun en büyük adayı. BeÅŸiktaÅŸ’ın kalan maçları kazanacağına inanıyorum. Åžunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki BeÅŸiktaÅŸ ÅŸampiyonluÄŸun en güçlü adayıdır. Tüm BeÅŸiktaÅŸlılar ÅŸampiyonluÄŸu çok istiyor.

Bu yoğun temponuzda bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Ben teÅŸekkür ederim. Buradan Kartalhaber.com okuyucularına çok özel bir bilgi vermek istiyorum. Denizli yapılacak transferleri kendi ekibine izlettiriyor. Aradaki menajer parası artık BeÅŸiktaÅŸ’ın cebinde kalacak. Denizli’nin ve Tayfur Havutçu’nun özellikle Avrupa’da çevresi çok geniÅŸ olduÄŸundan menajerler artık avanta parası alamayacaklar. Bu özel bilgiyi de kartalhaber.com okuyucuları ile paylaÅŸmak istedim.

Röportaj: Serkan Üstüner
serkanustuner@kartalhaber.com

This entry was posted on Perşembe, Mayıs 21st, 2009 at 23:35 and is filed under Makaleler. You can follow any comments to this post through the RSS 2.0 feed. Responses are currently closed, but you can trackback from your own site.


Bookmark this post:
Digg Del.icio.us Reddit Furl Google Bookmarks StumbleUpon Windows Live Technorati Yahoo MyWeb



Comments are closed.